Kangrenist.com

Vedasının Eksik Kaldığını Düşünenler İçin

Yazar: Kangrenist Tarih: 05/04/2026 Kategori: Bir Yudum Hikaye / Genel
Paylaş:

Bir gün bir karga uçmadan yaşamaya karar verdi.
Kanatları olmadan yaşamanın nasıl olacağını merak etti. Gökyüzünde süzülürken aşağıya bakar, yerde özgürce dolaşan canlıları izlerdi. Onlar yürüyebiliyor, durabiliyor, istedikleri yerde kalabiliyordu. O ise hep yukarıdaydı.

Kendi kendine sordu:
“Acaba ben farklı mıyım?”

Belki de karga olmak için uygun değildi. Uçmak ona hafiflik değil, bir zorunluluk gibi geliyordu. Kanat çırptıkça göğe değil, kendinden uzağa savruluyormuş gibi hissediyordu.
“O zaman neden ben bir kargayım?”
Bu soru zihninde dönüp durdukça, içindeki sessizlik yerini huzursuzluğa bıraktı.

Sürünün içinde uçarken bile yalnızdı. Aynı yönde ilerleyen onlarca kanat, onun için bir aidiyet değil, bir tekrar hissi yaratıyordu. Gökyüzü genişti ama ona dar geliyordu. Aşağıda akan hayatın parçası olamamak, içini kemiren bir eksiklikti.

Yere indiğinde bile oraya ait hissedemiyordu kendini. Kısa, telaşlı anlar… Birkaç lokma, birkaç adım… Sonra yine göğe dönmek zorundaydı. Sanki hiçbir yer ona izin vermiyordu kalmaya.

Bazen bir kediyi izlerdi.
Yavaş, emin adımlarla yürüyen, durabilen, bekleyebilen bir canlıyı…
Kendini onun yerine koyardı. Ya da herhangi bir şeyin. Yeter ki “karga” olmasındı.

Zamanla bu düşünce bir isteğe, istek de bir karara dönüştü.

Kanatlarını istemiyordu.

Soydaşlarına bunu söylediğinde, aralarındaki uğultu bir anda değişti. Onu uyardılar. Bunun bir yol değil, bir son olduğunu söylediler. Ama karga ilk kez kendinden emindi. Onların korkusu ona ait değildi.

Mutlu olmak istiyorsa, bir şeylerden vazgeçmeliydi.

Ormanın derinliklerinde duran bilgelik ağacını buldu. Gövdesi yaşlı, sesi sakindi. Karga isteğini söyledi.

Ağaç uzun süre sessiz kaldı. Sonra şöyle dedi:
“Kanatlarını bırakırsan, bir daha geri alamazsın.”

Karga hiç tereddüt etmedi.
“İstemiyorum,” dedi. “Hiç istemedim.”

Ertesi sabah, alışkanlıkla kanatlarını açtı.
Boşluk…
Hava onu taşımadı.

Bir an durdu. Sonra anladı.

Kanatları yoktu.

İçine garip bir hafiflik doldu. Sanki uzun zamandır taşıdığı bir yük üzerinden alınmıştı. Yere daha yakındı artık. Daha “gerçek”.

İlk gününü keşfederek geçirdi. Ama bedeni başka bir şeyi hatırlıyordu. Zaman zaman sebepsizce sıçrıyor, görünmeyen kanatlarını çırpmaya çalışıyordu. Her seferinde yere geri düşüyordu.

Kendi kendine fısıldadı:
“Kanatlarım yok.”

Ama yokluk, düşündüğü kadar hafif değildi.

Günler geçtikçe hareketleri yavaşladı. Tehlikeyi hissettiğinde bedeni ne yapacağını bilemedi. Kaçamadı. Saklanamadı. Yürümek, düşündüğünden daha zordu.

Bir sabah açlıkla uyandı. Etrafı dolaştı. Yiyecek bulamadı.
Yukarı baktı.
Bir dalda duran cevizi gördü.

Sadece baktı.

O sırada arkasında bir hareket hissetti.
Bir kedi.

Kedi ona yaklaştı, etrafında bir tur attı. Gözleri kısa bir an karganın üzerinde durdu. Sonra ilgisini kaybetmiş gibi başını çevirdi ve yürümeye devam etti.

Karga dayanamayıp seslendi:
“Nereye gidiyorsun?”

Kedi durmadan cevap verdi:
“Kaçamayan bir avla uğraşmak sıkıcıdır.”

Ve gitti.

Karga olduğu yerde kaldı.
İlk kez gerçekten “eksik” hissetti.

Eskiden alay edebileceği bir an, şimdi onun yokluğunu yüzüne vuruyordu. Değersizleşmişti. Sadece başkaları için değil, kendi gözünde de.

Günler geçti.
Açlık, yorgunluk ve sessizlik birbirine karıştı.

“Bu bir yüktü,” diye düşündü.
“Kanatlarım bir yüktü.”

Ama artık bu düşünce bile ona yabancı geliyordu.

Bir ayın sonunda ne yere ait hissedebildi ne göğe.
İkisi arasında kalmıştı.
Ama aslında hiçbirinde yoktu.

Sonunda tekrar bilgelik ağacına gitti.

Ağaç onu görünce konuşmadı.
Bekledi.

Karga başını eğdi.
“Geri istiyorum,” dedi.

Sessizlik.

“Uyarmıştım,” dedi ağaç.
“Hepsi bu.”

Karga bir şey söylemedi. Çünkü söyleyebileceği hiçbir şey yoktu.

Geri dönecek bir gökyüzü yoktu artık.
Yürüyebileceği bir dünya da.

Uzun süre oradan ayrılmadı.
Ne uçabildi, ne gidebildi.

Sonunda açlık değil, eksiklik tüketti onu.

Ve karga, hiçbir yere ait olamadan, olduğu yerde kaldı.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?